Dil ve Konuşma Bozuklukları

Kekemelik

Bir akıcılık bozukluğu olan kekemelik diğer konuşma bozukluklarına oranla halk arasında en çok bilinen bozukluklardan biridir.

Kekemelik çok boyutlu bir bozukluktur ve bireyin gözlemlenen takılmalarının, eforlu konuşmasının yanı sıra gözlemlenmesi pek mümkün olmayan psikojenik etkilerinden de söz etmek gerekir.

Kekemelik bireyin gerekmedikçe iletişim kurmaktan kaçınmasına, konuşurken kelimelerini seçmesine, akranları ile arasındaki ilişkilerde güçlük yaşamasına, özgüven problemleri yaşamasına veya içine kapanıp kendini toplumdan izole etmesine yol açabilmektedir.

Kekemelik Nedir?

Yaşanan bu güçlüklerin kişiden kişiye değişiklik gösterebilmesi gibi kekemelik şiddeti de kişiden kişiye değişiklik göstermektedir.

Çocuğunuzun kullandığı sözcüklerden çok bu sözcüklerin arkasındaki duygu ve düşüncelere odaklanın.

Kekemelik terapilerinde kekemeliğin farklı boyutları incelenerek bireyde yarattığı etkiler üzerinde durulur, bireye farkındalık kazandırılır ve kekemeliği kontrol altına almayı sağlayan bazı stratejiler öğretilerek bireyin kekemeliğini kontrol altına alması sağlanır.

Böylece hem kekemelik şiddeti hem de psikolojik etkileri üzerinde olumlu değişiklikler elde edilir.

Kekemelik Nedir?

Toplumda her 100 kişiden 1’inde kekemelik görülmektedir.

Konuşma akıcılığının

  1. bloklar,
  2. ses, hece ve kelime tekrarları veya 
  3. seslerin uzatılmasıyla değişken sıklık ve süreyle bölünmesine kekemelik denir.

Kekemelik bir tür akıcılık bozukluğudur. Normal akıcılıktaki bireyler belirli bir zamanda belirli miktardaki sesi herhangi bir efor sarf etmeden üretirler.

Kekemeliği olan bireyler ise sesleri üretirken ciddi efor sarf etmelerinin yanında takılmalarını telafi etmek ya da takılmalarından kurtulmak adına ikincil davranışlar sergileyebilirler.

Çocuğunuzu sözleri üzerinden değerlendirmeyin ve onu sözcükleri doğru söylemesi için zorlamayın.

Bu ikincil davranışlar;

  • göz temasından kaçınma,
  • bacak sallama,
  • göz kırpma,
  • eliyle masaya vurma veya takılma kaygısıyla asıl kullanacağı kelimeden vazgeçme,
  • kaçınma gibi davranışlardır.

Bu davranışlar kişiden kişiye değişiklik gösterir. Aynı şekilde kekemelik şiddeti ve takılma süreleri de her birey için değişkendir.

Kekemelik

Kekemelik çok yönlü bir bozukluktur. Kişinin konuşmasındaki akıcısızlıkları herkes tarafından gözlemlenebilirken, yalnızca kekeme bireyin deneyimlediği psikolojik bir boyutu da vardır.

Kekemelik Neden Olur?

Kekemeliğin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte zaman içinde yapılan araştırmalarla bazı teoriler geliştirilmiştir.

Bunlardan en yaygın olanları kekemeliğin genetik ve nörolojik temelli olduğuna dair bulgular sunmaktadır.

  • Kekeleyen bireylerin çoğunun yakın veya uzak akrabalarında da kekemelik gözüküyor olması kekemeliğin genetik aktarımlı bir bozukluk olduğunu doğrular niteliktedir. İkizler üzerinde yapılan araştırmalar da bu bulguları destekler.
  • Yapılan nörogörüntüleme çalışmalarında kekeme bireylerin beyin sapı ve işleyişinde birtakım farklılıklar olduğu bulunmuştur. Bu çalışmalar da kekemeliğin nörolojik temelli bir bozukluk olduğunu destekler niteliktedir.
  • Toplumda kekemeliğin bir korku veya travma sonucunda ortaya çıktığı düşünülse de bu bir yanıldır. Günümüzde kekemeliğin tamamen psikolojik kökenli olarak ortaya çıktığı düşüncesi kabul edilmemektedir.

Kekemelik Belirtileri Nelerdir?

  1. Ses, hece veya sözcük tekrarları ( y-y-y-yastık, ma-ma-ma-masa)
  2. Seslerin normalden uzun süre uzatılması ( maaaaaasada elma var.)
  3. Bloklar, konuşmaya başlarken veya konuşurken istemsizce duraksama.
  4. Konuşma sırasında araya sık sık eklenen ( ımm, şeey, yani vb.) sözcükler.
  5. Kırık kelimeler, sözcük içinde uygunsuz duraklamalar. ( As …. Kılık )
  6. Konuşmaktan kaçınarak daha kolay sesletebilecekleri kelimeleri tercih etme

Kekemelik Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Bu alanda yapılmış çalışmalara ve araştırmalara bakarak kekemeliğin her birey için ortaya çıktığı kesin bir zaman diliminden bahsetmek mümkün değildir.

Buna rağmen bu çalışmalara dayanarak kekemeliğin genellikle 2 ile 5 yaşları arasında ortaya çıktığını ve bu yaş grubunda %4-5 oranında görüldüğünü söylemek mümkündür.

Kekemeliğin bu yaş grubunda ortaya çıkmasının ve daha sık görülmesinin sebepleri ise çocukların bu yaş aralıklarında kurdukları cümlelerin karmaşıklığının artması, sözcük dağarcıklarının genişlemesi ve üretim kapasitelerinin artmasıdır.

Öte yandan bu hızlı gelişimin sonuçları olarak bazı çocuklarda “gelişimsel kekemelik” ya da “normal akıcısızlık” görülebilmektedir.

Bu durumun kekemelik mi yoksa normal akıcısızlık mı olduğunu anlamak için mutlaka bir dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır.

Erken dönem kekemeliğin 3 ila 6 ay arasında %70 olasılıkla kendiliğinden geçme durumundan da söz etmek mümkündür.

Kekemeliğin erken yaşlarda ortaya çıkmasının yanı sıra ileriki yaşlarda da ortaya çıkması mümkündür. İleriki yaşlarda ortaya çıkan kekemelik genellikle nörojenik ya da psikojenik kökenlidir.

Kekemelik Nasıl Geçer?

Kekemelik için net bir şekilde geçer ya da geçmez demek mümkün değildir. Kekemelik terapilerinde esas olan kişinin kekemeliğini sorun etmeyecek, hayatını etkilemeyecek boyuta indirgemektir. Bu da belirli stratejiler öğretilerek yapılır.

Yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda bireylerin mizacı ve istekleri de göz önünde bulundurularak uygun müdahale yöntemlerine karar verilir.

Kekemelik terapisi yalnızca dil ve konuşma terapistleri tarafından yönetilmektedir.

Bu süreçte başvurduğunuz kişinin dil ve konuşma terapisti olduğundan emin olmanız erken müdahale için zaman kaybetmemek açısından yararlı olacaktır.

Kekemeliğini kontrol altına almayı öğrenmiş bir birey için kekemelik, bireyin hayatında bir engel olmaktan çıkmaktadır.

Kekemelik Türleri Nelerdir?

Kekemelik; Edinilmiş kekemelik ve Gelişimsel kekemelik olmak üzere iki ana başlıkla sınıflandırılır.

Edinilmiş Kekemelik

Nörojenik ve psikojenik kekemelik olmak üzere kendi içinde ikiye ayrılır.

Nörojenik kekemelik; beyin hasarlarından; lezyonlar, kafa travması, iskemik ataklar ve travmatik beyin hasarı gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan kekemelik türüdür. Genellikle yetişkinlik döneminde gözlemlenir.

Psikojenik kekemelik, toplumda çok sık karşılaşılmayan kekemelik türlerinden biridir. Yetişkinlik döneminde ağır travmalar, aşırı stres sonrasında ortaya çıkan fakat stres veya kaygıya neden olan faktörler ortadan kaldırıldığında konuşmada hızlı bir şekilde yeniden akıcılık sağlanan bir kekemelik türüdür.

Gelişimsel Kekemelik

En sık görülen kekemelik türüdür. Çoğunlukla okul öncesi dönemde ortaya çıkıp yetişkinlik döneminde de devam edebilmektedir. İlk görülme yaşı genellikle 2-4 yaş erken çocukluk dönemidir.

Bu dönemde görülme sıklığı %5’tir ve %75-80 oranında herhangi bir müdahale olmadan akıcılık sağlandığı görülmektedir.

Kendiliğinden akıcılık sağlama süreci genelde ilk 6-12 ayda gözlemlense de 3 yaşa kadar iyileşme görülebilir.

Buradaki önemli nokta süreç ilerledikçe kendiliğinden iyileşme ihtimali azalmaktadır. Kronikleşmiş kekemelik ise bireyi yaşam boyu etkileyebilmektedir.

Kekemelik Teşhisi Nasıl Konur?

Kekemelik genellikle dil ve konuşma bozuklukları, yutma ve ses bozuklukları, motor konuşma bozuklukları gibi bozukların tanısını koyan dil ve konuşma terapistleri tarafından tanılanır.

Kekemelik bir hastalık değildir bu yüzden teşhisten çok tanılama süreciyle kekemelik tanısı konulabilir. Tanının konulma sürecince birçok parametre değerlendirilir.

  • Öncelikle yaşanan akıcısızlığın normal akıcısızlıktan ayrıştırılması,
  • kekemeliğin başlama zamanı,
  • kekemeliğin seyri, varsa ailedeki kekemelik öyküsü,
  • kekemeliğin şiddetinin analiz edilmesi,
  • kekemeliğin artış gösterdiği durumlar veya mekanların irdelenmesi,
  • varsa bireyin ikincil davranışlarının analizi,
  • kekemeliğin bireyde yaşattığı psikolojik etkiler ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirilir.

Bu kapsamlı değerlendirmenin ardından gerekli tanı konulur.

Kekemelikte Ailenin Yaklaşımı Nasıl Olmalı?

  • Çocuğunuzu nasıl dinlediğinizi gözlemleyin ve ona verdiğiniz tepkiler üzerinde çalışıp iyileştirmeler yapın.
  • Çocuğunuzun kullandığı sözcüklerden çok bu sözcüklerin arkasındaki duygu ve düşüncelere odaklanın.
  • Belli zamanlarda tüm ailenin çocuğunuz konuşmasını etkili bir biçimde dinlediğinden emin olun.
  • Çocuğunuzla olan sohbetinizi eğlenceli hale getirmeye çalışın, bu onunla iletişim kurmanızı kolaylaştırabilir.
  • Çocuğunuza duygularını ifade etmesi için yardımcı olun ve siz de ona karşı olan duygularınızı açık bir dille ifade edin.
  • Çocuğunuzu sözleri üzerinden değerlendirmeyin ve onu sözcükleri doğru söylemesi için zorlamayın.
  • Bazı günlük yaşam aktivitelerinde çocuğunuzun kekemeliği artıyor ise bu günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmaya çalışın.
  • Sözcükler tek iletişim biçimimiz olmadığından çocuğunuzun konuşurken kullandığı vücut diline dikkat edin ve buna önem verin.
  • Çocuğunuzun üzerindeki iletişimsel zaman baskısını azaltın. “Rahat ol”, “Sakinleş” gibi cümlelerden kaçının.

Kekemelikte Yanıtı Merak Edilen Sorular!

Yetişkinlerde kekemelik neden olur?

Kekemeliğin nedeni henüz bilinmemektedir fakat genetik ve nörolojik işleyiş farklılıklarından doğduğuna dair bulgular vardır.

Yetişkinlikteki kekemelik nörolojik bir hasardan ; serebrovasküler lezyonlar, kafa travması, iskemik ataklar, travmatik beyin hasarı ve parkinson gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmış olabilir.

Hangi kekemelik kalıcıdır?

Kekemelik türlerini yazımızda açıklamıştık. Bu kekemelik türlerinden hangilerinin kalıcı hangilerinin geçici olduğunu söylemek mümkün değildir.

Kekemelik kişiden kişiye çokça farklılık gösteren bir bozukluktur. Bu soruya yanıt oluşturabilmek için kişinin mizacı, kekemelik öyküsü, aile bireylerinde kekemelik olup olmaması gibi birçok etken bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirmelidir.

Genetik kekemelik geçer mi?

Kekemeliğin asıl nedeni tam olarak bilinmemektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar kekemeliğin genetik temelli olabileceğine dair güçlü yanıtlar oluturmuş olsa da henüz genetik kekemelik diye bir şeyden bahsetmek mümkün değilidir.

Ailede kekemelik öyküsü olması kekemeliğin kronikleşmesi için bir risk faktörüdür. Fakat kekemeliğin geçip geçmeyeceği oluş nedeninden çok görülen kekemeliğin tipi ve kekemelik durumunun nasıl yaşansığına bağlı olarak değişmektedir. Bu süreçte bir dil ve konuşma terapistinin detaylı değerlendirmesinden geçmek önemlidir.

Geçici kekemelik ne kadar sürer?

Kekemeliğin türünü geçici kekemelik olarak nitelendirmek doğru olmamakla birlikte kekemeliğin geçici olup olamaması konusunda veya ne kadar süreceği konusunda net bir şey söylemek de doğru olamayacaktır.

Kekemelik terapilerinde uygun müdahale ile kişinin mizacı ve istekleri doğrultusunda sürecin yönetimi söz konusudur.

3 yaşında çocuğun kekelemesi normal mi?

Çoğunuzun yaşadığı akıcısızlığın normal akıcısızlık olmadığından emin olmak gerek öncelikle.

Genellikle bu yaşta görülen kekemelik gelişimsel kekemelik olarak nitelendirilir ve kendiliğinden geçme ihtimali vardır. İlk 6-12 aylık süreçte çocuğu gözlemlemek önemlidir. Bu kekemelik türünün kendiliğinden geçme ihtimali gün geçtikçe azalmaktadır ve kronikleşme ihtimali ise artmaktadır.

Ailede, akrabalarda kekemelik öyküsü olan başka bireyler varsa bu kronikleşme için bir risk faktörüdür. Bir dil ve konuşma terapistinin değerlendirmesi iyi olacaktır.

Kekemelik kendi kendine geçer mi?

Kekemeliğin geçip geçmeyeceğine dair kesin bir yargıda bulunmak doğru değildir.

2-4 yaş arasında gözlemlenen gelişimsel kekemeliğin kesin olamamakla beraber 6-12 aylık süreçte kendiliğinden iyileşme gösterebildiği yapılan araştırmalarca desteklenmektedir. Bu kendiliğinden iyileşme ihtimalinin gün geçtikçe azalacağı unutulmamalıdır. Bu çağda görülen kekemeliğin izlem periyotlarıyla bir dil ve konuşma terapisti tarafından takip edilmesi önemlidir.

Kekemelik korkudan olur mu?

Günümüzde kekemeliğin psikolojik bir travmadan dolayı ortaya çıktığı düşüncesi doğru kabul edilmemektedir.

Psikolojik travmalar veya korku kekemeliğe neden olmaz. Korkudan dolayı kekeme olduğunu iddia eden bireylerin akrabalarında genellikle başka bir kekemelik öyküsü olduğu dikkat çekmektedir.

Kekemeliğin ikincil belirtileri nelerdir?

İkincil davranışlar bireyin kekemeliğini farkında olduğunda kekemeliğini telafi etmek veya akıcısızlıklarından kaçmak için yaptığı davranışlardır.

Bunlar; göz temasından kaçınma, bacak sallama, göz kırpma, eliyle masaya vurma veya takılma kaygısıyla asıl kullanacağı kelimeden vazgeçme, kaçınma gibi davranışlardır.

Uzm. Dkt. Aleyna Tekin

Lisans eğitimi süresince birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ve özel kliniklerde klinik gözlemlerini tamamlayan Uzm. Dkt. Aleyna Tekin, İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dil ve Konuşma Terapisi Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programını tamamlamıştır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!